Bir büyük iş adamı tanımı denemesi

Bu yazıyı paylaş
History_EoI_Rockefeller_Oil_Money_Power_SF_still_624x352
John D. Rockefeller (1839-1937)

 

İş adamı, işi iş yapmak olan değil, para kazanmak olan adamdır.

(Ağız alışkanlığıyla iş adamı diyoruz ama, iş kadınının da tanımı aynı elbet.)

İş yapmak için iş yapana hayalperest derler, işgüzâr derler, ahmak derler, ama iş adamı demezler.

İş adamının,  en çok para kazanmayı umduğu alanda iş yapması, işin doğası gereğidir. İş adamı para neredeyse o işe yönlenen adamdır.

Tabii  ki ‘en çok para kazanmayı umduğu alan’ derken, iş zekâsı gereği, elindeki kaynakları, imkânları, şartları, rekabeti hesaba katarak ‘en çok para’ kazanmayı umduğu alan, demek istiyorum. Yoksa herkes mesela banka patronu olmayı ister. Ama ‘para bankacılıkta’ diye, babanızın tarlasını, karınızın bileziğini satıp banka kurmaya kalkarsanız batarsınız. Size iş adamı değil ya ahmak ya zavallı, hatta deli derler.

Ayrıca iş adamı, iş yapacağı alanı ve işin boyutunu belirlerken, ‘göze aldığı riski’ de hesaba katmak zorundadır.  Yoksa her iş adamı, uyuşturucu yahut silah ticareti yapardı.

Hasılı ‘kazanılacak para’ yahut ‘edilecek kâr’ tek kriter değildir ama, en önemli kriterdir.

*

Büyük iş adamına gelince, dini imanı para olan iş adamıdır.

John D. Rockefeller’in biyografisini yazan Peter Collier ile David Horowitz, bu gelmiş geçmiş en büyük iş adamı için “Ticaret hayatı onun için neredeyse dinî ibadet gibiydi” der. Gerçi çok pragmatik bir dindir ama, olsun. Gene “Hayattaki tek tutkusu işiydi” der; “İşine olan tutkusu, işten başta hiçbir tutkusu ve ilgisi olmayısı, elbette Standard Oil’u kurup dünyanın en büyük şirketi haline getirmesinde çok etkili oldu…” (¹)

Bu kolay bir iş değildir. Niyet etmekle olmaz. Her sabah uyandığınızda parayı düşüneceksiniz. 365 gün 24 saat para düşüneceksiniz. İnsanlarla ilişkilerinizde sadece parayı, kârı, menfaati düşüneceksiniz. Hatta, evleneceğiniz insanı seçerken, çocuğunuzu evlendirirken, parayı düşüneceksiniz.

Ve para; mükemmel bir baba ama asla (ve çok şükür) iş adamı olmayan babamın dediği gibi, para güzel bir kadın gibi son derece kaprislidir. Herkesin gözü onun üstündedir, herkes onu arzulamakta, herkes onun peşinden koşmaktadır. Onu elde etmek için gerçekten onu çok ama çok istemeniz, onun için her şeyi göze almanız gerekir.

*

Bu tarif etmeye çalıştığım ‘ideal’ iş adamıdır.

Ama adam olup olmadığı tartışılır.

Ruh sağlığı yerinde bir insansanız, ananız-babanız olsun, karınız-kocanız olsun, arkadaşınız olsun isteyeceğiniz bir tür değildir.

Amerikalılar’ın ‘bir avukatla bir sperm arasındaki ortak nokta nedir?’ esprisi misali (²), hem çok iyi bir iş adamı olup hem de adam gibi adam olmayı başarmak kolay değildir. (Şu kadar ki bunu başaran adam gibi adam iş adamları da çoktur elbette, sorarsanız sayabilirim. )

Hele Türkiye gibi bir memlekette.

*

Hasılı, bu şekilde tarif edince, iyi bir iş adamı attığı her adımda menfaatini düşünen ve bu çerçevede son derece akılcı (rasyonel) davranan bir insandır sanırsınız, değil mi?

Değildir işte…

Onu da bir daha sefere konuşuruz…


(Bak günah keçisini unuttuk. Siz de hatırlatmadınız. Neyse…)


(¹) The Rockefellers, an American Dynasty – Holt, Rinehart & Winston, NY 1976
(²) Cevap : “İkisinin de insan olma olasılığı milyonda birdir-miş. Bunu ben söylemiyorum, avukatlar alınmasın, ama demek ki Amerika’da mesleğin böyle kötü bir şöhreti var. New York’ta yürürken ayağın kayar da düşersen 5 avukat ‘Tazminat davası açmak isterseniz…’ diye sana kartvizit uzatır da derler ya… Ayrıca şunu da söyleyeyim ki, aynı espri gazeteciler için de yapılabilir mesela.

 

 

 

Bu yazıyı paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir