Kan, Sperm ve Gözyaşı

Bu yazıyı paylaş

Gene eski (11.07.2004), Referans’ta çıkmış bir yazı. Ne yazık ki hâlâ ve daima güncel…

13915213-les-allies-aussi-ont-viole-des-femmes-allemandes-en-1945

IRAK’tan dünyayı ayağa kaldıran işkence fotoğraflarının geldiği günlerde, Eski Müttefikler, Normandiya Çıkarması’nın 60’ıncı yılında nihayet barış yapıyor ve kutlamalar dünya çapında bir medyatik şova dönüşüyordu. Aynı günlerde, ABD, ‘kurtardığı’ Batı Avrupa’dan – açıkça söylemeksizin – bir kez daha teşekkür beklerden, Le Monde’da Alain Moreau imzalı ‘ikonoklast’ bir yazı yayımlandı. “Bazı kurtarıcıların gizli tarihi” idi başlığı. (Le Monde, 5 Haziran 2004) 

*

Fransızlar’ın kollektif hafızasına kazılmış bir fotoğraf vardır: Amerikalı kurtarıcıları bağrına basan halk, GI’ların boynuna sarılmış Fransız genç kızlar, yan yana Amerikan ve Fransız bayrakları… D-Day’in 60’ıncı yılı En Uzun Gün yahut Er Ryan’ı Kurtarmak gibi kahramanlık öyküleri anlatan filmler ve sayısız kitapla kutlandı. Bütün bu sanat etkinliklerinin ve kutlamaların verdiği imaj neydi? “Dünyanın en büyük demokrasisinin, Eski Kıta’yı Büyük Kötülük’ten kurtarmak için gönderdiği kurtarıcı Amerikan askeri…” Bir Fransız deyiminin dediği gibi “Gerçek olamayacak kadar güzel” bir hikaye…

Editör ve senarist Alain Moreau bundan sonra, ‘Kurtarıcı’nın bilinmeyen bir yönünü anlatıyor. Örneklerle…

* 9 Ocak 1945 akşamüstü. Chonville yolu üzerinde bir darağacı kuruluyor. Georgia’lı 23 yaşındaki GI, John David Cooper, üç genç Fransız kızına tecavüz suçundan idam ediliyor.

* 2 Şubat 1945 aynı yer, aynı sahne. Cooper’in suç ortağı asker J.P.Wilson da asılıyor.

Bu iki asker, tecavüz suçundan asılan ilk GI’lar değil. Çıkarma için 1942’de yerleştikleri İngiltere’de de aynı suçtan idam edilen çok asker var.

17 bin tecavüz vakası

Fransa, Almanya ve İngiltere’de yakın bir geçmişte açılan arşivler korkunç gerçeği ortaya çıkardı: 1942 ila 1945 arasında, adalete intikal etmiş (ya etmeyenler?) on yedi bin tecavüz vakası… Suçlular daima ‘kurtarıcı’ Amerikan askerleri. Northern Kentucy University’den, sosyolog ve kriminolog Prof. J.Robert Lilly’nin kitabından alınma bu bilgiler. Kitabın adı ‘GI’ların gizli yüzü : İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya, Fransa ve İngiltere’de işlenen tecavüz suçları.’ Kitap – Irak Savaşı bahanesiyle – Amerika’da yasak şu anda…

ABD askerlerinin ‘kurtardığı’ bu üç ülkede, 17.080 kadın ve kız çocuğu. 11.040 Almanya’da, 3.620 Fransa’da ve 2.420 İngiltere’de…

Yani, diyor Alain Moreau, Avrupa’nın kurtuluşunda da tarihi barbar savaş kuralları işledi, kadınlar işgal ordusunun ve kurtarıcı askerlerin sistematik tecavüz kurbanı oldu.

Tecavüzcüleri Eisenhower kurtarmış

Lilly ‘Kurtarılan Fransa’da cinsel saldırı, dost toprağı İngiltere’dekinden daha acımasızdı. İşgal edilen düşman Almanya’da ise çok daha büyük bir facia yaşandı’ diyor. Almanya’da, 1945’in ilk dokuz ayında 187 asker yargılanmış (kurbanlar arasında 3 yaşında kız çocukları bile var), ancak General Eisenhower’in özel emriyle, biri bile idam edilmemiş. Çünkü – sıkı durun – dost Fransız ve İngiltere topraklarında cinsel saldırılar ‘tecavüz’ sayılırken, Amerikan askeri hukukuna göre, düşman Almanya’da bu fiilin adı ‘bir kadınla evli olmadan yasadışı ilişkiye girmek.’

* 19 yaşında bir kıza tecavüz eden Amerikalı askerler Ward ve Sharer’e Savaş Mahkemesi’nin verdiği ceza, bir yıl kürek mahkumiyeti ve ordudan ihraç, çünkü suçları Savaş Kanunu’nun ‘bir kadınla evlilik dışı ilişkiyi’ yasaklayan 96’ıncı maddesine muhalefet. O kadar…

* Bir SS subayının dul karısına tecavüz eden askerin ordudan ihraç sebebi de muhteşem: “Bir kadını soyunmaya mecbur etmek… Bu fiil, söz konusu zanlının bir centilmen Amerikan askerinden beklenen nezaket kurallarını çiğneyecek kadar alçaldığını gösterir.”

Alain Moreau ‘vur abalıya’ dememek için ekliyor: Kadını savaşın tabii kurbanı olarak gören bu kafa yapısı GI’lara has değil. Lilly’nin verdiği bilgilere göre, İtalya Savaşı sırasında binlerce İtalyan kadını Fransız askerlerinin kurbanı olmuştu. Fransızlar’ın Almanya’da 1.198 kadına tecavüz ettiği de kayıtlarda yer alıyor. Kızıl Ordu’nun vukuatı ise korkunç, yüz binlerle Alman kadınının cinsel saldırı kurbanı olduğu biliniyor.

Şöyle bitiriyor Alain Moreau yazısını: “Tarihin tekerrür etmediğini kim iddia edebilir? Aksini ispat için savaş bölgelerine bir göz atmak yeterli. Lilly’nin kitabının önsözünde Fabrice Virgili’nin dediği gibi, “Kurtarıcılar, insanlık tarihini kan, sperm ve gözyaşıyla yazmaya devam ediyorlar…”

 

PS: Başlık, W.Churchill’in 2.Dünya Savaşı günlerinde B.Britanya halkına hitaben yaptığı ve “I have nothing to offer but blood, toil, tears, and sweat” (Kan, sıkıntı, ter ve gözyaşından başka vaat edecek bir şeyim yok) dediği ünlü konuşmaya bir göndermedir.

 

 

Bu yazıyı paylaş