Bir kenara yazalım dursun…

Bu yazıyı paylaş

 

Dünyayı yöneten” demeyeceğim çok iddialı olur, böyle bir güçleri olduğunu sanmıyorum, ama “dünyanın gidişatı hakkında şahsî ve sınıfsal çıkarları doğrultusunda bir takım alenî/gizli planları olan ve bunları legal/illegal yollardan gerçekleştirmeye çalışan” muktedirlerin, siyasî rejim olarak demokrasiyi gözden düşürerek otoriter bir ‘dünya devleti’ kurmaya hazırlandıklarına inanıyorum.

Emperyalizmin son oyunu olan küreselleşmenin ruhuna da uygun bir emperyal hayâldir bu.

Bunun için, demokratik batı ülkelerinde bir takım popülist, demagog ve faşizan şarlatanların seçimle başa getirilmesi veya siyaset sahnesine sürülmesiyle;

Diğer bir takım ülkelerde ‘demokrasiyi araç kullanan diktatörler’ anlamında kimi ‘demokratörlerin’ iktidara getirilmesiyle;

söz konusu muktedirler, dünya kamuoyunun gözünde demokrasiyi tartışılır hale getirmek ve ‘demokrasinin sonu ya diktatörlük ya kaostur’ algısını yerleştirmeye çalışıyorlar.

Dediğim gibi orta vâdede hedef demokrasiden vazgeçmektir.

Bu arada, Türkiye üzerinde oynanan oyunun bir diğer ayağı da, Türkiye’deki iktidarı itibarsızlaştırmak (başarıldı), batı dünyası için bir tehdit olarak algılanmasını sağlamak (hızla başarılıyor) ve Türkiye’ye karşı olası bir hukukî  yaptırımı hatta bir müdahaleyi dünya kamuoyu nezdinde ‘kabul edilebilir’ hale getirmek (şimdilik Overton Penceresi’nde ‘acceptable’ derecesinde)

İnsan haklarına, evrensel hukuk kurallarına ve çoğulcu demokrasiye saygılı meşrû bir hükümetle yönetilen bir ülkeyi kolay kolay vuramazsınız. Bunun en kolay yolu bir siyasetçiyi ‘bütün kötülüklerin sebebi’ olarak göstermek, yani ‘kötülüğü’ bedenselleştirecek (‘iyi’ batı ülkeleri için tehdit oluşturan) bir ‘kötü adam’, bir ‘şeytan’ yaratmaktır. Bu ‘kötü adam’ı hedef alırken, hem ‘özgür dünyayı korumak’ gibi meşrû, hem de söz konusu diktatörün halkını kurtarmak ve özgürleştirmek gibi insanî bir gerekçeniz olur. (Bakınız Usame Bin Ladin, bakınız Saddam, Kaddafi ve diğerleri…)

*

Özetle demem şudur ki…

  • Muktedirler, dünyada demokrasiyi önce tartışılır hale getirmeye, sonra gözden düşürmeye çalışıyorlar. Bunun için batıda bir takım şarlatanları, doğuda bir takım diktatörleri ‘seçimle’ iktidara getiriyorlar. Hedef merkezî ve otoriter bir ‘dünya devleti’ fikrini meşrulaştırmaktır.
  • Aynı muktedirler Türkiye’yi ise önce itibarsızlaştırmak, sonra tehdit olarak göstermek ve nihayet hukukî yaptırımlar uygulanabilir, hatta vurulabilir bir hedef ve/veya müdahale edilebilir bir ülke,,en azından ‘savunanı olmayan’ bir ülke haline getirmek istiyorlar. Bunun için, batı ülkeleri için tehdit oluşturacak bir ‘anti-kahraman’ yaratıyorlar. Hedef, küresel bir planın parçası olarak, Ortadoğu coğrafyasının yeniden çizilmesidir.

Şuraya yazalım dursun; umarım yanılıyorumdur.

Bu yazıyı paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir