Ben ne demek istediğimi iyi anlatamadım…

Bu yazıyı paylaş

 

Yorumlara bakıyorum da.

Ne demek istediğimi anlatamadım.

Sözünü ettiğim, sendrom dediğim şey, randevuya sadık kalmamak yahut sözünü tutmamak değil. Bunun adını aramaya gerek yok zaten, dümdüz terbiyesizlik. Ve bizde çok yaygın.

Benim anlatmaya çalıştığım:

Küçük bir gecikme veya ihmal, başta telafisi çok kolayken, giderek / gecikerek daha vahim hale geliyor ve sonunda ilişkiyi bitiriyor. Bir sarmal söz konusu. Gangrenleşme söz konusu.

Çok başıma geldi. Aslında çok da sevdiğim insanları (Hepsi benden genç insanlar!) bu yüzden artık görmüyorum. Neden? Çünkü, ya ‘Ben sizi arayacağım’ dediler bir türlü ara(ya)madılar; ya da bayramda seyranda arayıp bir hatırımı sorarken bir müddet ihmal ettiler… ve ara açıldıkça sonunda aramaya yüzleri olmayacak bir raddeye geldiler.

Adını koymaya çalıştığım ‘sendrom’ dediğim şey, işte bu geriye dönüşsüz süreç.

 

 

Bu yazıyı paylaş

Bu sendroma bir isim bulmam lazım

Bu yazıyı paylaş

 

Serdar beye “Pazartesi sabahı sizi arayayım, bir kahve içelim” diye söz verdiniz.

Unuttunuz yahut çok yoğundunuz, pazartesi geçti, salı geçti, çarşamba geçti… her gün aklınızda, bir türlü eliniz telefona gitmedi, Serdar beye de ayıp oldu tabii ki.

Bu durumda ne yaparsınız? Ne yapmanız gerekir?

İlk fırsatta arayıp “Serdar bey, size pazartesi ararım diye söz vermiştim, bir türlü arayamadım, size karşı mahçup oldum, kusura bakmayın, ancak arayabiliyorum!” dersiniz değil mi?

Değil, çünkü bu durumda 10 Türk’ten 9’u “Ya adama ayıp oldu, şimdi arayıp unuttum desem olmaz, hiçbir şey olmamış gibi arasam olmaz” diye her gün dertlenir, ama aramayı her gün erteler, her gün biraz daha ayıp eder, battıkça batar ve sonunda “Ya bu saatten sonra ne yüzle arayacağım adamı!” diye hiç aramaz ve Serdar beyle selamı sabahı keser.

O kadar sık yaşadım ve yaşıyorum ki, yaygın bir sendrom olduğuna karar verdim.

Bir isim arıyorum.

Önerisi olan var mı?

 

Not: Böyle bir duruma karşı sen ne yaparsın Serdar diye sorarsanız, muhatabımın bana ilk ayıbı ise ben onu ararım, “Arayamadın beni, bir tatsız durum yok inşallah!” diye karşımdakine durumu kurtarma imkanı veririm. Eğer değer verdiğim biriyse, ikinci ayıbında da gene ben ararım, bu kez biraz ayıbını yüzüne vurarak tabii ki. Bir kere daha tekrarlarsa, artık selamı sabahı keserim.

 

 

 

Bu yazıyı paylaş